Tarım sektörünün, Türkiye GSYH’si içindeki payı yıllar içinde azalmış olmakla birlikte ülkenin coğrafi konumu ve iklimi sayesinde birçok ürünün üretilmesi, yetiştirilmesine imkan sağladığı için önemi hiçbir zaman bitmeyecektir. Zira Türkiye birçok tarım ürününde de dünya liderliğine sahiptir. Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli’nin açıklamasına göre fındık, kiraz, incir ve kayısı üretimi ve ihracatında Türkiye dünya liderliğini elinde bulundurmaktadır. Bu durumlar da göstermektedir ki hizmet sektörünün GSYH içindeki payı yıllar içinde artsa da tarım, Türkiye için vazgeçilmez önemli bir kaynak olarak kalmaya devam edecektir.
Tarım sektörü de birçok sektör gibi dijital dönüşümden etkilenmiş, gerek üretim, gerek pazarlama gerek ihracat aşamasında dijital tarım uygulamaları sektörün içine yerleşmiş durumdadır. Lider olunan ürünlerde liderliğin devam etmesi, yeni ürünlerle global pazarda güçlü paylar elde edilmesi ve hatta pazara yeni ürünlerle giriş yapılabilmesi için üretim sistemlerinden satışa kadar tüm süreçlerde dijitalleşme artık bir gereklilik durumuna gelmiştir. Bu bağlamda tarım sektöründe dijital dönüşümün tam olarak yerleşmesi için öncelikle yapılması gereken, mevcut durumun analiz edilerek zayıf alanların tespit edilip bu alanlara odaklanılmasıdır. Kök Project, Patent Effect ve Startups Watch işbirliği ile bu kapsamda oldukça detaylı çalışmalar yapılarak farklı açılardan Türkiye’nin tarım ekosistemi oluşturmaya çalışılmaktadır. Bu amaçla öncelikle, Türkiye’de tarım sektöründeki önemli oyuncuların paylaşıldığı, içerisinde devlet kuruluşları, STK’lar, akademi ve finansal kuruluşların yer aldığı bir harita oluşturulmuştur. Türkiye’deki tarım sektörü paydaşlarının bir bölümünün temsil edildiği bu haritada farklı illerde ve bölgelerde yer alan kurum ve kuruluşlar mevcuttur. (Harita için tıklayınız). Aynı ekip daha sonra Türkiye’nin tarım sektöründeki önemli oyuncuların yer aldığı, içerisinde girişimler ve özel sektör şirketlerinin bulunduğu iki ekosistem haritası yayınlamıştır (Birinci harita için tıklayınız, ikinci harita için tıklayınız). Daha sonra ise tarım ekosistemindeki kooperatiflerin yer aldığı bir harita daha yayınlanmıştır (Harita için tıklayınız). Hazırlanan tüm bu ekosistem haritaları Türkiye’de tarım sektöründe yer alan tüm aktörleri göstermemektedir. Bu haritalar, tarım sektöründe faaliyet gösteren paydaşların bir kısmının temsili konumundadır. Ancak bu çalışmalar başlangıç noktası olması adına önemli bir adım niteliğindedir. İlgili haritalarda yer alması gereken kurum, kuruluş ve işletmeler haritaları oluşturan şirketlerle görüştükleri takdirde haritadaki yerlerini alacaktır. Önemli olan bu haritanın mümkün olduğunca gerçeğe yakın ve aynı zamanda çeşitli olmasını sağlamaktır.

Antalya özelinde tarım sektörünü incelediğimizde, Türkiye ile benzer bir şekilde yıllar içinde GSYH içindeki payı düşmüş olsa da şehir için en önemli sektörlerden biri konumundadır. Tarım Antalya GSYH’si içinde 2004 yılında %14’lük bir pay alırken 2018 yılına gelindiğinde bu değer %8’lere kadar gerilemiştir. Ancak özellikle de pandemi sürecinde hem Antalya, hem Türkiye hem de dünya genelinde tarıma verilen önem daha da artmıştır. Hizmet ve sanayi sektörü bu süreçten çok fazla etkilenirken tarım sektörünün görece az hatta olumlu yönde etkilendiğini söylemek mümkündür. Antalya gibi gelirinin büyük bir bölümü turizm gibi hizmet sektörlerine bağlı olan bir bölge için tarım, bu dönem için de kurtarıcı bir sektör olmuştur. Kök Project, Patent Effect ve Startups Watch işbirliği ile hazırlanan Türkiye’nin tarım ekosisteminde yer alan kurum, kuruluş ve işletmeler incelendiğinde ise İstanbul’un ekosistemin özel sektör ayağını, Ankara’nın kamu kurum ve kuruluş ayağını yürüttüğü görülmektedir. İstanbul ve Ankara’yı takiben İzmir’de bu ekosistemde nispeten ciddi pay almaktadır. Bu ekosistem haritaları Antalya özelinde incelendiğinde ise aşağıdaki işletme ve kurum/kuruluşlar karşımıza çıkmaktadır.
- Tarım satış kooperatifleri birlikleri kategorisinde, Antbirlik (Antalya Pamuk ve Narenciye Tarım Satış Kooperatifleri Birliği)
- Araştırma ve akademik enstitü kategorisinde, Akdeniz Üniversitesi
- Tarım kredi kooperatifleri dernek ve şirketleri kategorisinde, İmece Plastik
- Tarımsal startup’lar/ tarımsal pazaryeri ve e-ticaret kategorisinde, Kendine Bostan ve Portakal Bahçem
- Tarımsal startup’lar/ Rehberlik – yemek tarifleri ve öneri kategorisinde, Frise App
Şekil: Kök Project, Patent Effect ve Startups Watch Tarafından Geliştirilen Tarım Ekosisteminde Antalya’da Yer Alan Kurum, Kuruluş, Özel Şirket ve Startuplar

Not: Bu çalışmalarda Türkiye’deki bütün sektörel oyuncular ve paydaşlar yer almamakta, Türkiye’deki tarım sektörü paydaşlarının sadece bir bölümü temsil edilmektedir.
Bu listede yer alanların dışında, ekosistemde yer alması gereken başka startup, işletme, kurum ve kuruluşlar mutlaka mevcuttur. Bu haritalar tüm ekosistemi yansıtmayıp bir örneklemini gösterdiği için mümkün olduğunca bu ekosisteme dahil olarak hem haritayı hem de erişilebilirliği artırmak önem arz etmektedir. Ekosistemde yer alan aktörlerin mümkün olduğunca belirlenmesi geliştirilecek politikalar için mevcut durum analizi ve kaynak kullanımı açısından önem arz etmektedir.
Bahsedilen çalışmalarda da görüldüğü üzere bir alanda ekosistemi tamamıyla oluşturmak oldukça zor ve uzun bir süreçtir. Tarım sektörü de Türkiye’de oldukça önemli bir konumda yer aldığı için oldukça dinamik bir yapıya sahiptir. Bu nedenle bütün bir ekosistem kurmak yerine öncelikli olarak belli alanlarda veya belli bölgelerde kümelenmiş bir ekosistem ile işe başlamak önemli bir adım olacaktır. Üretim yapısı ve çeşitliliğine göre kurulacak olan bir birlik ve bu birliğin etrafında kümelenecek üretim, pazarlama, klasik ve elektronik ticaret merkezleri, tanıtım ve farklı amaçlarla kullanılacak çeşitli platformlar vs geliştirilerek bölgesel veya ürün bazlı daha küçük çapta ekosistemler geliştirilebilir. Benzer süreçlerle geliştirilen bu küçük ekosistemeler bir araya gelerek ülkenin genel tarım ekosistemi oluşturmalıdır. Bunu takiben geliştirilecek politikalar bu ekosistemi baz alarak geliştirilecek ve eksik yönleri belirleyip yatırımları o alana göre dengeleyip kısıtlı kaynakların çok daha verimli kullanılması sağlanacaktır. Bu şekilde geliştirilecek güçlü bir tarım ekosistemi, kaynakların kendi içerisinde döngüsel bir şekilde kullanılarak ülkenin dışa bağımlılığının azalmasında da önemli bir rol oynayacaktır.
Seçil Gülbudak Dil
Müşavir